Esma-i Erbain Havas ve Esrarı Esma-i Erbain

Posted: Mart 21, 2012 in Uncategorized

Esma-i Erbain Havas ve Esrarı Esma-i Erbain
SÜBHANEKE LÂİLAHE İLLÂ ENTE YA RABBE KÜLLİ ŞEYİN VE VARİSEHÜ» (26)
Esmai İlâhisınden bir ismi şerifde«Ya Rabb» dır Yani (Ey terbiye eden). Manâsı:«Ortağı ve benzeri olmayan ey sübhan Allah! Bütün noksanlıkdan ve acizlikden münezzehsin. Şânı-na layık olan kemal sıfatlarınla mevsuf ve hakkıyla mâbud olan ancak Cenâb-ı İzzetindir. Hevai nefsimle İkameti ubudiyetden firar etmiş, zulmeti beşeriyet ile zayıf, naçar, zelili serkerdan (hakir ve serseri)ve bime-cal (güçsüz, takatsiz) kaldım. Ey Âlemlerin Rabbi! Elimdentutanım Sensin. Nice yüzbin âlemi var eyle-din. Celâl sıfatına mazharolanları kahr, celâl ve azametinle terbiye eden Sensin. Cemâl sıfatına mazhar olanları umum lütuf, rahmet ve inayetinle terbiye eden
2.isim «YÂ İLAHEL ÂLİHETİR-REFİÎ CELÂLUHÜ» Esmai İlâhiyei Zâti’yeden bir ismi şerif de «Yâ İlâ-hel âlihe»dir. Yani Hakkıyla mâbud (İbadet edilen) ve ibadete müstehak yüce Allah anlamınadır. Mânâsı:Ey İlâhel ecellil aliyyül âlâl Tecelliyi Celâlin şirki hevayi ve zenbi vücudu muzmahil ve İfna edip nuru hakikatınla gönlüme sebat veren mabudu hakikim ve maksudu tahkikim İlâhî Sensin. Celâli izzetin gayet yücedir
3.isim «YÂ ALLAH’ÜL MAHMUDÜ FÎ KÜLLİ FİÂLİHİ» – Esmai llâhiyeyi Zâti’yeden bir ismi şerif de «Ya Allah» dır. Bu Esmai Erbainin (40 ismin) zikrinde her ismin basma harfi nida konulmuştur. Yâni «Ya» ile başlanılmıştır. Manâ bakımından Allah ism-i şerifi öbür isimlerin hepsini içerisine alır. Öbür isimlerde bu cem etme, toplama durumu yoktur. Harf-i nida, izhar-ı sa-dâ ve çağırmaktır. Ya falan! diye nida etmek gibi.. Mânâsı:Ey iyilikle vasfolunmuş ve övülmüşolan Allahım! Ezelî ve ebedî olarakbütün işlerin şaibe-i zemmden (ayıplanacak, yerilecek durumdan) masun olup 18.000 âlemde belki nice 100.000 âlem içinde, âlem-i afak ve enfüsde zuhur eden efâl-i ulûhiyetin Mahbub ve mer-gub olarak övülmüş ve övülmektedir.
4.isim «YÂ RAHMÂNE KÜLLİ ŞEY’ÎN VE RAHİMEHÜ» Esmai İlâhiyeden bir ism-i şerif de «Er Rahman» dır. Yani mü’min-kâfir ayırd etmeden çokça merhamet eden demektir. Mânâsı:Ey merhamet edicilerin merhametedicisi olan Al-lahım! öyle merhamet edicisin ki; Tecelliyi celâli ulûniyetin satvati heybetinden velhü hayran olan bütün abid kullarına ve eşyai efride tecelliyi cemâl rahmetinin feyz âsânyle bila garazin vela ivazın mübalağa ile merhamet ve şefkat edicisin.
5.isim «YA HAYYÜ HİNE LA HAYYE FÎ DEYMUMİYYE-Tİ MÜLKİHİ VE BEGAİHλ Esmai İlâhiyeden bir ism-i şerif de «El Hayy»dir. Diri olan demektir. Manâsı: Ey ezelî ve ebedî hayy (diri) olan Alla-hım! Tasarruf at mülkünde hayatının devamlılığına sınır yok. Hayatının sonsuzluğuna nihayet yok. Bütün kemal vasıflarla diri olan bilginsin. Vücudu kerimine zeval ve intikal ânz olmaz. Hayatının miktarı zamandan ve imkân sınırından müstağni olan mutlak dirisin.
6.isim «YÂ GAYYUMU FE LÂ YEFÜTÜ ŞEY’ÜN MİN İL-MİHÎ VELÂ YEUDÜHÜ» İlâhî isimlerden bir ism-i şerifde «El Kayyum» dur.Gökleri, yeri ve her şeyi yerli yerinde tutan demektir. Mânâsı: Ey vücudu zâtı hakıkıyesi ve kemâli sıfa-tiyesi ve efâliyesi ve evsafı zâtiyesi kendi zâtıyla kaim ve celâl zâtiyesi kaim bizzat olan Allahım! Bütün âlemler İçinde bütün mahlûkatın mesalihi sûrî’lerini ve umuru mânevilerini tedbir etmekde ününden bir şeyin zerresi fevt olmaz.
7.isim «YÂ VAHİDÜL BAGİ EVVELÜ KÜLLİ ŞEYİN VE EHİRÜHÜ» Esmai İlâhiyeden bir ism-i şerif de«El Vahid»dir. Yani Tek olup ortağı, benzeri ve dengi bulunmayan demektir. Mânâsı: Ey ezelî, ebedi, bakî, daimve vahid olan Allahım! Zuhuru esma ve sıfatı vâhidiyetin tecellisiy-le zahir olan eşyanın evveli ve ahiri Sensin. Rüculan sanadır.
8.isim «YÂ DAİMÜ BİLÂ FENÂİN VELÂ ZEVALE LİMÜLKÎ-Hİ VE BEGAİHİ» Esmai İlâhiyeden bir ism-i şerifde «Ed Daim» dir. Devamlı ve sonsuz demektir. Mânâsı: Ey daim ve vücud-u mutlak olan Allahım! Mülkünde tasarruflarının devamının nihayetiyoktur. Ebedî ve daimdir. Fena vezeval (yok olmak ve sona ermek)kabul etmeyen, daim ni’metlendiren, daim ihsan eden, daim afüv eden ve bağışlayan, daim hakk olan sensin Ya Rabbi! Bütün esma-i efâliye, esma-i sı-fatıya ve esma-i zâtiyen ile vücud-u daimsin. Âlem-i mülk ve melekût, Âlem-i nasut ve ceberutve Âlem-i vü-cub lahutda envai tecelliyatı daimen ile daimi mutlak ve hakimi muhakkak; daim-bakî sensin. Tasarruflarının daimliğine ebedî ve asla fena ve zeval târi olmayan, tagayyur ve tebeddül kabul etmeyen padişah-ı bi-zeval;daim, baki, kaim lâyezal Cenâb-ı Hudayı lâye-zalsın
9.isim «YÂ SAMEDÜ MİNGAYRİ ŞİBHİN FELÂ ŞEY’E KEMİSLİHİ» Esmai İlâhiyeden bir ism-i şerifde«Es-Samed»dir. Hacetlerin bitirilmesi, ızdıraplann giderilmesi için müracaat olunan, içinde boşluk ve aralığı olmayan tek mercî’ demektir. Mânâsı: Ey ezelî, ebedî ve daim Samed olan Allah’ım! Zâtı Ehadiyetin nazire ve teşbih kabul etmez. Ve Zâtı Vahidiyetin şeylerden bir şeye benzemez ve misâli olmaz. Samadaniyet sırrım akıl sahipleri bilmekten âcizlerdir.
10.isim «Y BÂRİ’E FEL ŞEY’E KÜFVUN YÜDÂNİHİ VEL İMKÂNE LİVAS FİHλ Esma’ül Hüsnâ’dan (Allah’ın güzel İsimlerinden) sayılan İlâhî isimlerden biri de «El Berr»dir. İyiliği ve bağışı bol olan demektir. Mânâsı: Ey bütün âlemlere türlü türlü ni’metler in’am ve ihsan eden, iyiliği, ihsanı çok olan keremsahibi Allahım! Zâtı ecellü âlâ’nm insaniyet sıfatına muadil ve inamiyetine mümasü yoktur. İyilik ve ihsanını tam olarak vasf etmek mümkün değil.. Bütün âlemlere inam ve ihsan eden sensin.
11.isim«YÂ KEBİYRÜ ENTELLAHÜLLEZİ LÂ TEHTE-DÎ’L UGULU LİVASFİ AZAMETİ» Cenabı Hakkın Esmai Hüsnasından (güzel isimlerinden) sayılan bir ism-i şerifi de «El Kebir»dir. Kibriya ve azamet sahibi demektir. Kibriya kemali Zâtı ecel-li âlâdan ibaretdir. Mânâsı: Ey ezelî, ebedî Kibriya sahibi olan Alla-hım! öyle azamet ve kibriya sahibisin ki; zümre-i irfanın kalblerini hidayet nurunla safi ve basiret gözlerini mucellâ (cilâlı, parlak) edersin. Evsaf-ı azametin ve kibriya-i celâletin müşahedesiyle haz ve nasib alırlarve gönülleri vasf-ı azametle vüs’atleri (genişlikleri) miktarı dolar.
12.isim «YÂ BARÎ’ENNÜFUSE BİLÂ MİSALİN HALÂ MİN GAYRİHİ» Esmai İlâhiye’den bir ism-i şerif de«El Bâri» dir. Herşeyi birbirine uygun ve münasip bir şekilde yaratan demekdir. Manâsı: Ey her canlıyı ayrı ve başka başka değişik şekilde yaratan Bârii Zülcelâl ve kemal olan Alla-hım! İcadındaki şekillerde olan uygunluk, nizam-ı kemal, tedbir ve tertibi birbirine uygun olan Bârü muhakkak ve mevcud-u mutlaksın
13.isim «YÂ ZEKİYYÜ’T TAHİRÜ MİN KÜLLİ AAFETİN LİGUDSİHİİ» Allah Teâlâ’nm isimlerinden bir ism-i şerif de «Ze-kîyy»dir. Tâhir-pâk demektir. Zâtı şerifi zekîyyi mutr-lakdır. Mânâsı: Ey zekîyyi nazif’ün Nâkîü hakiki mutlak; ezelî, ebedî bütün âfetden zâtı pâkî kudsiyei kema-lâtmla pâk, ârî ve tâhirsin. İnsan nevinin hatıralarına gelen âfetlerin hepsinden münezzeh zekîyyi mutlaksın.
14.isim «YÂ KÂFİ EL MÜVESSÎ LİMA HALAGA MİN ATA YA FAZLİHİ» İlâhi isimlerden bir ism-l şerif de «Kâfi»dir. Elveren, yetişen, üfayet eden demektir. Manâsı: Bütün mertebelerde zâhir-bâtın, halka yetecek miktaryardımı kemali fazlın ve çok bağışınla zahmetsiz bahşeden (veren) kâfii mutlak kıymetli varlıksın Ya Rabbi!
15.isim «YA NEGİYYEN MİN KÜLLİCEVRİN LEM YER-DAHU VELEM YUHALİTHU FİALEHU» İlâhî isimlerden bir ism-i şerif de«Nâkî» dır. Te-miz-pâk demekdir.Cenâb-ı hakkın zât-ı pâk-ı âliyesi ve sıfat-ı nezafet-i kemâliye ve nüzheti feâli itidaliyesi ezelen ve ebeden nakavet-i tamme ile münakkaddır. Manâsı: Ey tam mutlak Nâkî olan Allahım! Ezelî, ebedî Zât-ı pâk’ın ve kemâli nezafeti sıfatın ve itidali nüzheti fiilin; çevri cefanın ve zulmü ezâ’nın çeşitleri nin her türlüsünden tam temizlik paklıkla münakkad-dır. Hoşnud olmadığın ve rızana muhalif olan fiiller; efâl’i kemâliyei nüzhetine karışmayan fâil’i muhtarı hakikisin.
16.isim «YÂ HANNÂNÜ ENTELLEZÎ VESİAT KÜLLE ŞEY’İN RAHMETEN VE İLMEN» İlâhî isimlerden bir ism-i şerif de«Harmanadır. Çok merhametli olan demekdir. Mânâsı: Ey geniş rahmet ve karşılıksız iyilik se-verlik sahibi olan Allahım! İlmin eşyayı ihata etmiştir(kaplamıştır.) Bütün eşya sınırsız rahmet denizine gark olup ibadeteden kullarına rahmet ve cömerdlik hazinelerinden çok çok,türlü türlü ihsanlar, bağışlar bahşeden, çok rahmet ve merhamet sahibisin.
17.isim «YÂ MENNÂNÜ ZÜL İHSANI KAD AMME KÜLLE’L HALAIKI MENNEHÜ» Allah Teâlâ’nm isimlerinden bir ism-i şerif de «Mennân»dır. Zahirî, bâtınî ni’metlerin her çeşidini çokça verici demekdir. Asla münkat’i olmaz. Öyle Men-nân Vacibül vücutdur ki; ihsan sahibidir. İsm-i Men-nân tecellisininSüryanî (sirayet etmesi hâli) bütün mümkünat umuma sirayet etmiştir. Bütün yaratılmışların hepsi nasiblerini almış ve el’an almaktadır. Manâsı: Ey mübalağa ile envai ni’metler verici ni’-met ve ihsan sahibi olan Allahım! Fazl ve ni’metleri-nin ve kereminin ihsan ve bağışı bütün yaratılmışlara umumidir. Mü’min kâfir fark ettirmeksizin, hepsine veren sensin.
18.isim «Y DEYYAANE’L ÎBADİ KÜLLÜN YEGUUMU HAA-DÎÂN, LİREHBETİHÎ VE RAĞBETİHλ Allah Teâlâ’nın isimlerinden bir ism-i şerif de «Deyyan»dır. Kullarını mübalağa ile muhasebe edici (hesaba çekici) dir ki; hâli şanlarına âlim-i mutlakdır. (Kullarının her hallerini, hareketlerini ve niyetlerinin ne olduğunu mutlaka en iyi bilen) demekdir. Mânâsı: Kullarım mübalağa ile daimmuhasebe edici ve amelleri muktezası ivazlar verici Ey deyyan Zülkemâl ve Mevlâyı müteâl; kahrı celâl azametin ter-hibi (sakındırmak) için, ve fazlıihsana rahmetin ter-gıbi (rağbet ettirmek) için kulların korku ile rica arasında huzu, huşu üzere kaim ve tevazu edicilerdir.
19.isim «YÂ HALİGA MEN FİSSEMAVATİ VEL ERDİ VE KÜLLÜN İLEYHİ MEÂA’DUHU» Allah Teâlâ’nın güzel isimlerinden bir ism-i şerif de «El Hâlık»dır. Herşeyin yaratıcısı demektir. Cenâb-ı hâlık-ı lâyezal bütün mevcudatı yaratandır. Mânâsı: Ey hâllak’u kevnü mekân ve ey mevcudu ervah-ı kerubiyanve ey rezzak-ı âlemiyen ve ademi-yen; Bütünüyle cemi ulviyatı Semavi mukadderatı ve bütünüyle süfliyatı arz’ıyei zevatı ve zerratı yaratan hâlık ve lâyezal ve mebdei küllisin. Cümle zevatın mu-addilisin. (Tâdil edenisin). Bütün zevat yine sen azi-müşşana avdet ederler.
20.isim «YÂ RÂHÎME KÜLLE SARİHİN VE MEKRUBİN VE GAYESEHÜ VE MEÂ’ZEHÜ» İlâhî isimlerden bir ism-i şerif de «Er Rahün» dir. Pek çok merhamet edici ve verdiği ni’metlere şükür edenleri daha çok mükâfatlandıncıdemekdir. Manâsı: Ey Rahim-i Vacibittâzim. Bütün zayıflara merhamet edicilerin en merhamet edicisisin. Ey rahmet edicüerin en rahmet edicisi. Ve bütün düşmüşlere yardım ve imdat etmek rahmetindendir. Yardıma muhtaç olanlar; ayrılık ateşinden, uzak kalmakdan meydana gelen ümitsizlik derd ve tasasından has rahmetine sığınırlar. 21.isim«YÂ TAMME FELÂ TESİFÜ’L ELSUNU KULLE KUNHİ CELÂALİHİ İlâhî isimlerden bir ism-i şerif de«Tamm» vacibi zülcelâldir. İsmi«Tamm» Vacibi zülcelâl ismi zatdır.Cenâb-ı zâtı vacibül vücudun bütün esma-i efâliyesi, esma-i sıfatiyesi ve esma-i evsafı zâtiyesi kemal üzere «Tamm» dır.Noksanlıkdan uzakdır. Esma-i İlâhiye 1001′dir. Mânâsı: Ey Tamm Vacibü zülcelâl; Mülk ve mele-kutda, âlem-i gayb ve şehadetde îzzü celâlin terbiyeve tasarrufatmı en düzgün ve açık konuşan bir dilin söz ve ibaresi aslı ile tam olarak vasfedemez
22.isim «YÂ MÜBDİÂ’L BEDÂYİ’Î LEM YEB-İ FÎ İNŞÂÎ-HA AVNENMİN HALGİHİ» İlâhî isimlerden bir ism-i şerif de«El Mübdî» dir. Dilediğini istediği gibi yaratan demekdir. Hak Teâlâ;ezelî hikmeti iktizasınca dilediğini benzersiz inşa ve ihdas eder. Mânâsı: Ey Mübdii bedayi! Bütün kâinatı ve mahsus unsurları ihdasedici mutlak yaratıcısın. Ve bütün mânâ, söz ve ibareleri ve harflerdeki bilgileri icad eden muhakkak yaratıcısın. Bütün ulvî ve süflî şeylerin hepsini aletsiz vemaddesiz vücuda getirmekde, varet-mekde hiç kimseden bir yardımistemezsin. Teâlâ şa-nehu ulüvvenkebira.
23.isim «YÂ ALLÂMEL GUYUBÜ FELÂ YEFÜTÜ ŞEY’İN MİN HIFZIHİ VELÂ YEUDÜHÜ» İlâhî isimlerden bir ism-i şerif de«Allâm’ül guyub» dür. Gaiblerdekini çok iyi bilen demekdir. Allâm lafzı mübalağa ile âlemdir. Eşyadan her şeyi ve her şeyde sırr ve nihanı kemaliyle mübalâğa bilicidir. Mânâsı: Ey gaiblerdeki gizliliklerin sırlarım bilen Allahım! Eşyanın sırlarından bir şeyin miskal zerresiilminden ve hıfzından kaybolmaz, yok olmaz. «Kad ehate bi külli şeyi ilmi» (Allah’ın ilmi her şeyi kaplamıştır.) âyetdir.
24.isim «YÂ HALÎMEN ZEL-ENATİFELÂ YUADÎLÜHÜ ŞEY’ÜN MİN HALKIHİ» Allah Teâlânm Esmaül Hüsnasından(güzel isimlerinden) sayılan bir ism-i şerif de «El hâlim» dir.«Hilm» lafzı ahlâk-ı İlâhiyeden sayılır. Cenâb-ı Hakk; insanların şerirlerinin akıbetinde onları cezalandırmak için acele etmez. İntikamda acele etmez. Tövbe istiğfar etsinler diye onlan cealandırmakta acele etmez. Ha-lim-i mutlak ezeli ebedi Cenâb-ı hakkdır. Manâsı: Ey teenniyi kâmile sahibi olan hâlim va-cibüttekrim celle celâlehu teâlâ. Kemâli hilmiyet sıfatına ve hakkaniyetinin teennisinin vasıflarına yaratıklarından bir şey muadil ve mümasil olmaz.
25.isim «YÂ MUÎDÜ MA EFNAHÜ İZABEREZA’L HA-LÂİGİ LİDEA VETİHİ MİN MEHAFiTİHE» Allah Teâlâ’nın Esmaül Hüsnasından(güzel isimlerinden) sayılan bir ism-i şerifi de «El muîd» dir. Yaratılanı iade eden demektir. Yani Cenâb-ı Hakk ve feyyazı mutlak bütün eşyanın taayyünat vücudu kevniye-sini mahv ve ifna(yok) ettikden sonra geri haşr (diriltmek) için iade edicidir. Mânâsı: Ey bütün fâni (yok) olanları halli fenâ’sı (yok oluşu) üzere iade edici kadiri cebbar. Kemâli kudretini izhar ve hükmü tevfizini ibraz için bütün yaratılmışları kabirlerinden çıkdığı vakit davetinin korku ve haşyetinden yaratılmışlar zelil, şaşırmış ve çaresiz oldukları hâldemahşer yerine iade edicisin.
26.isim «YÂ HAMÎDÜ’L FEÂLÜ ZELCEMNİ VELMENNİ ÂLÂ CEMÎ’I HALKIHÎ BİLUTFİHİ»* Esmaül Hüsnâdan (Allah’ın güzel isimlerinden) sayılan bir ism-i şerifde «El hamid»dir. Hamid lâfzımn manâsı övülen sena edilen demektir. Allah Teâlâ Evsafı zâtıyeden kendi zatı ecelli âlâsını zatıyla övücüdür. Mânâsı: Ey bütün işleri övülmüş olan Allahım! Her çeşit ni’metlerin; zahirî ve batını nimetlerinin hepsi;lûtfu keremin ve fazlı inayetinle bütün yaratıkların içindir.
27.isim «YÂ AZİZÜ’L MENÎ’Û-L GALİBU ÂLÂ CEMÎ’İ EM-RİHİ FELÂ ŞEYE YUADÜLİHU» Allah Teâlânın Esmaül Hüsnasından(güzel isimlerinden) sayılan bir ism-i şerif de «El Aziz» dir. İzzet ve şeref sahibi demektir. Allahü zülcelâlin zâtı ecellü âlâsı azizdir.
Manâsı: Ey Aziz zülcelâl! Zâtı izzu celâlin misal-sizdir. Seha hususunda zâtına vusul müyesserdeğildir. Ki; celâli izzetin men eder.Cümle âlemden müstağni padişahı lâyezalsın. Her ne emrin olursa hükmü fermanın üzere kuvvet, güç ve mutlak galibsin. Bütün mümkünatı mücerredat ve mümtezacatı mukadderat mağlub,mahkûm ve her an şiddetli ihtiyaçla muhtaçlardır. İzzü kemal rububiyetin şeylerden bir şeye benzemez. Ve zâtı celâli izzetine bir şey muadil ve mümasil olmaz. Aziz züintikamsın
28.isim «YA KAHİRÜ ZÜ’L BATŞİŞŞEDÎDÎ ENTELLEZİ LÂ YUTAKU İNTİKAMÜHÜ» İlâhî isimlerden bir ism-i şerif de«El K&hir» dir. Kahreden, ezen, üstün gelen demektir. Allah Teâlâ halkı kahr edicidir yok etmekle. Cebabireden olardan kahr edicidir, cezalandırmakla. Ve Hakk’la nizâ edenleri kahr edicidir,dalaletle.. Mânâsı: Ey kahr-ı zülbatşiş! Şedid öyle şiddet sahibi kâhri zülcelâlsınki; ukubat intikanuna takat getirilmez.
29.isim «Y GARÎBE’L MÜTEÂLÎ FEVKA KÜLLİ ŞEY’İN ULÜVVÜ İRTİFÂ’IHλ İlâhi isimlerden bir ism-i şerif de«Karib» dir. Ki; sünnetde vâkidir. Yarattıklarına yakm olan Allah demektir. Karib lâfzının Allah Teâlânın isimlerinden olduğu Ebu Hüreyre (R.A.)’den mervidir. Manâsı: Ey bize bizden yakm olan karib ü müteâl bîzeval; ulüvvü refiuşşânm mülk \_ melekûtaa efrad eşyanın ve bütün ulvî şeylerin üstünde âliyyül âlâsın. (Yücelerden yücesin.) Her eşyaya akrabı kurbetin te-celliyatma nisbet olan kurbu hakkaniyetindir.
30.isim «Y MÜZİLLÜ KÜLLİ CEBBARIN ANÎDİN Bİ-KAHRİ AZİZİ SULTANİHİ» Allah Teâlânın Esmaül Hüsna’sından(güzel isimlerinden) sayılan bir ism-i şerif de «El Müzill»dir. Dilediği kulunu hor ve zelil edici demektir. Allah Teâlâ bazı kulunu; mü’min olduğundan âhiret izzetini tekmil için dünyada zelil eder. Bazıkulunu sûretde (görünürde) dünya izzeti-metaı ile sîyretinde zelîl eder. O kulun âhiretde zilleti zahir olur. Cenâb-ı Hakk Müzill mutlakdır. Mânâsı: Ey Müzill Cebbar-el mütekebbir olan Allah zül-celâl celle şâne teâlâ. Yer yüzünde kendini büyük görüp tekebbürlükeden fesad ehli cebbarları ve fakirlere, zayıflara gaddarlık edip mallarını yağma eden, zulümde haddim,aşan cebbar anidlerin hepsini galebe-i kahrı celâlin tasallutu ile izlâl (zelil) hor, hakir ve sefil edersin. 31.isim «Y NURE KÜLLİ ŞEY’İN VE HÜDAHÜ ENTEL-LEZÎ FELAKA-ZZULUMATİ NURÜHÜ»Allah Teâlâ’nm Esmaül Hüsnasından(güzel isimlerinden) sayılan bir ism-i şerif de «En Nur» dur. Ce-nab-ı Hazreti vacibül vûcud; nuru zâtı ezeliyesiyle nurdur. Öylemutlak nurdur ki; nur isminin tecellisiy-le herşeyi nurlandırıcıdır. Mânâsı: Ey mutlak nur ve muhakkak «hidâyet edici olan Allahım! Zulmeti Adem’den bütün eşyayı vücud sahrasına ihraç ve izhar eden sensin. Öyle nuru hadisin ki; mü’min olan kulların beşerî zulmeti, nefsî kederleri, beğenilmeyen ahlâkın ve yerilmiş, kötü sıfatın zulmetlerini hidâyet nurun sarıp kaplar. Nurunun te-cellisiyle gönülleri sevabınla pürnur edersin.
32.isim YÂ ÂLİYEŞŞAMİHİ FEVKA KÜLLİ ŞEY’İN ULÜVVÜ İRTİFAIHİ» İlâhî isimlerden bir ism-i şerif de«Aleş Şamk» dır. Yani Allah Teâlâ bir Sübhanı âliyyiş Sândır ki; alâmet hudûs imkândan münezzehdir. Ve bir sultam şamk el burhandır ki sıfatı âliyesine ve kemali bakasına fena (yokluk) gelmez. Mânâsı: Ey sânı yüce ve büyük olan Allahım! Galebe! kahrı ceberutunun ve fazlı ihsanınla tasarrufat iktidarının yüceliği; bütün bilinen ve akılla idrâk edilenulvî şeylerden daha âlâ ve yücedir. Teâlâ şâne ulüv-vü kebira.

33.isim «Y KUDDUSÜ-T TAHİRÜ MİN KÜLLİ SUİN FE-L ŞEY’E YÜAZÜHÜ MİN HALKIHİ»Allah Teâlâ’mn Esmaül Hüsnasından(güzel isimlerinden) sayılan bir ism-i şerif de «El Kuddûs» dür. Zat olarak, sıfaten ve fülen noksanlık ve lâyık olmayan sıfatlardan münezzeh ve müberrâdır, demektir. Mânâsı: Ey ezelî ve ebedî Kuddûs olan Allahım! Zâtı pâkm ayıb olan şeyden ve halkın tevehhüm ettiğiişlerden mukaddesdir. Şer yerlerde câri olan envai kötülüğün tümünden zât’en, sıfaten ve fiilen mutahhar ve münezzehsin. Ebrâriın nefslerini, ahyâr’ın kalblerini ednâ âsîlikden, mülevves beşeriyetden tathir edicisin. (Fesubhanel Melikil Kuddûs)
34,isim «YÂ MÜBDÎE’L BERAYA VE MUİDE MA BA’DE FENAIHA BİKUDRETİHİ» İlâhî isimlerden bîr ism-i şerif de«El Karib» dir. Yani Hak Teâlâ ilmi ve kudreti üe mukadderata cümle mevcudatdan karibdir. Bu ism-i şerif laf zan Esmai Hüsna sayısından ha-riçdir. Ama mânâ bakımından dahildir. Bundan başka çok esmaullah vardır ki; ifade ettiği mânâ Esmâül Hüsna’ya dalüldir. Gerçi bu ism-i şerifin ismullahdan olduğu sünnetde sarîhdir. Kur’an’da da vâkidir. Manâsı: Ey kudreti celâliye ve cemâliyenin, ilim ve iradeti kemaliyenin tam ihatasıyla bütün mukadderata karib olan, dualara icabet eden Allahım!
35.isim «YÂ CELİLÜ’L MÜTEKEBBİRİ ÂLÂ KÜLLİ ŞEY’-İN VEL ADLÜ EMRÜHÜ VESSIDKU VÂ’DÜHÜ» İlâhî isimlerden bir ism-i şerif de«El Mübdî» dir. Yaratıcı, yoktan var edici, demekdir. Mânâsı: Ey bütün mevcudatı icadlainşa, izhar ve ibda edici Cenâb-ı mübdiyi zülcelâl! örneksiz İbda eylediğin (yarattığın) mahlûkatınınvücudu mümkünele-nni ifna ve idam (yok) ettikden sonra geri eski halleri üzere celâli azamet kudretinle iade edicisin.
36.isim «Y MAHMUDÜ FEL TEBLUGUL EVHAMÜ KÜLLİ KÜNHİ SENAİHİ VE MECDİHİ»Allah Teâlânın Esmâül Hüsnasından(güzel isimlerinden) sayılan bir ism-i şerifi de «El Celil» dir. Celâl ve azamet sahibi demekdir. Celil lafzı celâldanme-huzdur. Yani nuutu celâliye ile mevsufdur. O nuutu hakk ki; Allah Teâlâ ganî, aziz, mâlik, müntekım, kah-har, âlim ve cebbardır. İşte bunun gibi nuutu İlâhiye-yi ve sıfatı celâliyeyicamii olan celili mutlak Allah zülcelâldir. Mânâsı: Ey bütün âlemmlerin tedbir umurları üzerine ızzu celâli satvetinin ve kibriyaı kemâli saltanatının adaleti ile tasarruf eden Hakim, Adil, Celil, Zülcelâl ve ey mütekebbiri vezir padişahı bizeval! Fûyuzatı hüküm ve fermanın mecrayı adl’den âlemlerecâridir. Ve zayıf, hakir, biçare kullarına vaadi kerimin sadıkdır.
37.isim «YÂ KERÎMEL AFİV ZEL ADLİ ENTELLEZİ MELÂE KÜLLÜ ŞEY’İN ADLEHÜ» İlâhi isimlerden bir ism-i şerif de«El Mahmud» dur. Yani Cenâb-ı hudayı hakk; kendi zat ecelli ve alaşım kendi zatı âliyesine lâyık olan hamd ve sena ile ezelî hamd ve sena edici hamd el mutlak, zatında mah-mudu muhakkakdır. Mânâsı: Ey şâm ulûhhiyetine lâyık olan kemal vasıflarla ezelî, ebedî,devamlı hamd olucu Allahım! Zâtında meşkûr, mâruf, mezkûr ve hakkı ile mabud-u mutlaksın. Ya mabud-u müteâl celle şânehu teâlâ! Bütün hamd-ü sena, şükür ve dua, açık ve gizü zikir üe devam üzre olan zevatın ve ehemmi cüziyeleri ve kuvvei müdrikei idrâkleri her senâi külliyeti’nin ve şerefi izzetinin hakikatına vâsıl ve baliğ olamaz.
38.isim «YÂ AZÎME ZESSENAİL FAHİRİ VEL İZZİ VEL MECDİ VELKİBRİYAİ FELÂ YEZİLLE İZZÜHÜ» Allah Teâlânın Esmaül Hüsnasından(güzel isimlerinden) sayüan bir ism-i şerifde «El Kerîm» dir. Bağışıçok ve cömert olan demekdir. Yani Hazreti Hudayı ce-lîlüşşân zâtı kerimiyle zâtmda mükerrem olup kullarına talebsiz (istemeden)envai cevad kerimiyle ikram edici bir kerim padişahdır ki; yaratıklarıiçerisinde inşam hâlis kereminden inşam kendine has bir biçimde yaratmakla ve onu giydirmekle mükerrem kıldı. Ve nice kerametler (ikramı, bağışı) ile diğer mahlûkdan mümtaz (seçkin)kıldı. O kerametler (ihsanlar, bağışlar) ki; kullarına vesilesiz ve talebsiz ikram etmiştir.
Mânâsı: Ey kerîm Vacibit Tekrim! Mü’min kulların için vââdi kerîminevefa edici ve vaidini afüv edici ke-rimüşşânsm ve adi sahibi hallâkı cihansın. Öyle bir adli sübhansın ki; Ya Rabbel âlemin! Bütün mahlûkatın yaratılışında her şeyin itidal sınırı hâlis fiili adlindir.
39.isim «YÂ KARİBE’L MÜCÎBÜL MÜDANÎ DUNE KÜLLİ ŞEY’İN KURBEHÜ» Esmai İlâhîyeden bir ism-i şerif de«El azma» dir. Pek azametli demektir. Yani Cenâb-ı Hazreti Vacibül vücud; celâl-ı azamet ve kahrı galebei kudret sahibi bir azim vücibittâzimdir. Ecsam-ı icramdan (yer kaplayan cisimlerden) değüdir ki; göz ile görülsün ve makûlat-dan (akıl Ue büinen) değüdir ki; akıl idrâk eylesin. İlim olmadan akim idrâki yetersizdir. Mânâsı: Ey azim vâcibittâzim! Kendi şâm azameti ulûhiyetinf hakk tazim üe senayı azim sahibi şâm büyük Allah’sın. Ve senaî izzet sahibi ulu Sübhan. Ve ey Senâi mecid şeref sahibi hallâk-ı cihan. Ve ey senâi kib-riya sahibi kerim üısan. Zât’en ve sıfaten ve fiilen kemâli izzetin ki; ezelen ve ebeden zül (gölge) arız olmaz.
40,isim .(Y ACİBESSANEYİI FELÂTENTIKUL ELSÜNÜ BİKÜLLİ ELÂİHİ VE SENÂİHÎ VE YAGIYASÎ İNDE KÜLLÎ KÜRBETİN VE MÜCÎBÎ İNDE KÜLLİ DAVETİN VE MEAZÎ İNDE KÜLLİ ŞİDDETİN VE RECAÎ HİNETENGATİÛ HÎLETλ İlâhî isimlerden bir ism-i şerif de«El acib» dir. Yani Hakk Teâlâ zatında zatî vasıflarıyla acib’ül bedı el hakimü mutlakdır. Ki; sıfatızâtıyesinden her hangisi beyan olunsa akıl sahipleri taacüb eder. Zira akıl dairesine sığmaz. Ve evsaf-ı zâtıyesi muktezasınca künh hakikati üzere akıl idrâk edemez. Mânâsı: Ey acibüs Senayı el bedâyies Sâni el mutlak! Kullarına ihsan ve itâ eylediği âlâi hüviyetin ve nimei uluhiyetin ve bizzat kendi Senâi hakkaniyetinin her hakikatini elsinei beşeriyeden bir (lisan) lisanı nutka kaadir değildir.Yani kullarına ihsanlarının ve İlâhî nimetlerinin seni layıkıyla övmeği beşeri dillerden hiç bir dil anlatamaz.
Birinci isim:
«SÜBHANEKE LÂİLAHE İLLÂ ENTE YA RABBE KÜLLİ ŞEYİN VE VARİSEHÜ» Esmai İlâhiyeden bir ismi şerifde «Ya Rabb» dır Yani (Ey terbiye eden).
Esmai îdrisiyenin birinci ismi olan bu isim üç kaynak eserde ‘Sübhaneke lâilahe illâ ente Ya Rabbe külli şeyin ve varisühü» diye geçiyor. Ahmed Ziyaüddin Gümüşhanevî Hazretlerinin Mecmuatül Ahzab isimli eserinde ise yukarıdaki isme «Ve Razikahu ve Râhimehu» ilavesi de vardır.
Manâsı:
«Ortağı ve benzeri olmayan ey sübhan Allah! Bütün noksanlıkdan ve acizlikden münezzehsin. Şânına layık olan kemal sıfatlarınla mevsuf ve hakkıyla mâbud olan ancak Cenâb-ı İzzetindir. Hevai nefsimle İkameti ubudiyetden firar etmiş, zulmeti beşeriyet ile zayıf, naçar, zelili serkerdan (hakir ve serseri) ve bime-cal (güçsüz, takatsiz) kaldım. Ey Âlemlerin Rabbi! Elimden tutanım Sensin. Nice yüzbin âlemi var eyledin. Celâl sıfatına mazhar olanları kahr, celâl ve azametinle terbiye eden Sensin. Cemâl sıfatına mazhar olanları umum lütuf, rahmet ve inayetinle terbiye eden sensin. Hicabı zulmaniyetden (karanlık perdelerden) aciz, naçiz kalbimi halâs edip envan lûtufu hakkaniyetine mazhar eden ve Rahmet nazarına nazar ettiren Sensin.Ya Rabbi! Bütün âlemler mahv ve yok olmağa mahkûm. Sen ise bakisin.
Şerhi
Kim! Kralların, sultanların ve üst düzey idarecilerin huzuruna girmek isterse, bu mübarek ismi on yedi defa okur ve o kimsenin yüzüne üfler. Hangisinin yanına girerse ona karsı sefkatli olur. Bunun sartı bu ismi okurken kalbinde ondan baskası olmamalıdır. Kim bu mübarek ismi okumaga devam ederse,kalbinin üzerindeki gaflet perdesi açılır. Allah c.c. onu hidayet nuruile hidayet eder. Sonunda insanların kalplerindekini okur.Kalbindeki sirk yok olur. Dünyadan muvahhid (Allah’ın birligine inanan bir kisi) olarak çıkar.
Eger onun, bir baskasına ihtiyacı olur da, o da o ihtiyacını görmüyorsa, bu en büyük ismi (ism-i azamı) Pazar günü yirmi dört defa okur. Muradı ne ise süphesiz hasıl olur.Onu bir baskasına vermek isterse, o kimse yıkanır, yeni elbise giyer ve bu mübarek ismi yüz yirmi defa yiyecek bir seyin üzerine okur. Bunu o sahsa yedirir. Bunu yedikten sonra ondan bir saat ayrılamaz. Ona hiç bir sekilde muhalefet edemez. Ona karsı sabrı ve kararı kalmaz. Bunu dogru bir itikad ile okumalıdır. Mücerreptir. Sevdigi ve razı oldugu seye karsı muvaffak kılan Allah’tır.
Havass ve Esrarı:
Bütün ekâbir (büyükler, ileri gelenler) bu esmaya rağbet etmişlerdir. Her kim bu ismi okusa insanların çoğu ona muti olurlar. Şek ve şüphe yoktur. • Her kim bu İsmi vird edinip devamlı ve çok okusa gönlü hidayet nuruyla nurlanır. Her muradı ve maksudu yerine gelir. • Eğer bir kimsenin ekâbir katında bir dileği, haceti olsa; onun huzuruna varıp önce 17 kere ona karşı okumalıdır. Allah Teâlâ onun muhabbetini elinde olmayarak gönlünde peyda eder. Okuyanın ne muradı varsa hasıl olur. • Eğer bir kimse bir mahbubu (güzeli) sevse; o da ona cefalar etse; bu şerefli ismi karşısında 17 kere okusa muradı hasıl olur. • Eğer bir kimsenin dünyalık sebeblerden bir haceti olsa; Pazar gününün birinci saati güneşe taâllukdur. Bu saatde yani Pazar günü güneş doğarken niyet edip 124 kez okusa muradı hasıl olur. • Eğer bir gönül haceti olsa sevdiği kimse yüz vermese Pazar günü gusül edip 121 defa bir yenir taam üzerine okuyup ona yedirse hemen onun hayaline düşer. Seksiz ve şüphesiz ona muti olur ve onsuz karan kalmaz. Mücerrebdir
Cenâb-ı Şeyhül Ekber Muhyiddin Arabi (K.S.) Hazretleri buyurdu ki: Bu ismin iki çeşit hassa’sı vardır. • Birincisi: Bir kimse günde 70 kere bu şerefli ismi zikir etse de ekâbirden bir dilek ve haceti olsa husule gelir ve o kimse mahbub’ül kulub (Kalplerin sevgilisi) olur. • İkincisi: Bir kimse halvetde (tenha yerde yalnız başına) günde 7000 kere olmak üzere 40 gün bu ismin zikrine devam etse Cenâb-ı Hakkın vahdaniyet sırrına âşinâ olur. Hikmet kaynaklan açılıp İlâhî bilgiden nasibini alır. • Bütün yaratılmışlardan selâmet bulur. Onlardan ona hiç bir zarar erişmez. • Ve., bütün maksuduna kavuşur. Fakat bu halvet tertibinin Mürşid-i Kâmü eliyle olması şartdır. Zira Yunus Aleyhisselâmın Balığın karnında 40 gün bu şekilde zikre devam etmesi; Halvet makamında zikirdir ki; o zaman cinsinden mürşid yoktu. Ama bizzat Cenab-ı Hakk o halvetde terbiye etdi. Kıssasından malûmdur • Ekâbir katına varıp karşısında 7 defa okuyup üstlerine üfürseler; o ekâbirin muhabbeti o kimseye düşer, gönlü sever. • Her kim bu şerefli ismi (duayı) çok okusa; müşkül nesneler açılır. Şek şüphe gönülden gider. • Bir kimsenin bir kimseden dünyalık haceti olsa; Pazar günü güneş doğarken haceti için niyet edip 24 kez bu şerefli ismi (duayı) okusa o haceti yerine gelir, seksiz şüphesiz. • Bir kimsenin sevdiği ram olmasa, o kimse önce gusül etsin. Temiz elbise giysin ve bir yenir nesne üzerine 120 defa bu ismi şerifi okuyup-üfürüp yedirsin. Haliyle muti olur • Günü Salı Gecesi: Salı Ulvi Meleği: Gatlaile Süfli Meleği: Gıhdadlşin Buhuru: Kust

About these ads

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s